Yaşam

Yeraltı Edebiyatı Sevenler İçin 10 Kitap Önerisi

Bugün ülkemizde daha yeni yeni gelişmekte olan yeraltı edebiyatı türünde birbirinden güzel 10 kitap önerisiyle karşınızdayız.

Yeraltı edebiyatı denilince akla gelen ilk kitaplardan birisi olan ‘yeraltından notlar’ kitabı birçok yazara bu tür için ilham kaynağı olmuştur. Bu kitaplar genelde, düzene karşı çıkma, sistemi sorgulama, şiddet, uyuşturucu ve cinsellik konularını işlese de aslında aykırılıkları olan insanların hayatlarını ve psikolojilerini konu alır. Konuşmaya çekindiğiniz birçok düşünceyi bu kitaplarda bulabilirsiniz. Bu türün Türkiye’de birçok okuyucusu bulunsa da, yazarlarının pek fazla olduğu söylenemez. Bu kitaplarda normal olarak adlandırdığımız insanların yerine daha çok anormal olarak nitelendirdiğimiz insanlar çıkıyor karşımıza. Biz de bugün sizler için yeraltı edebiyatından 10 kitap önerisi sunacağız.

10. Hakan Günday – Piç

Hakan Günday, bu romanında her kitabında bulunduğu gibi kurulu düzene aykırı olan, sorumsuz dört gencin hayatlarını nasıl sürdürdüklerini anlatıyor. Aslında kitapta anlatılmak istenen bu dört gencin hayatlarını nasıl sürdürmedikleri oluyor. Aileleri tarafından desteklenen, imkanlar verilen bu gençler hiç bir şey olmamayı tercih ediyorlar. Tek istedikleri günde 14-15 saat çalışarak vücutlarını yormak ve geriye kalan zamanlarında uyumak. Sadece fiziksel güç gerektiren işlere girerek yorulmayı ve uyumayı tercih ediyorlar. Anormal sayılan dört genci konu alan bu kitap, Hakan Günday’ın unutulmayan eserlerinden birisi olmayı başarmıştır.

9. Charles Bukowski – Postane

Yeraltı edebiyatının en sevilen yazarlarından birisi olan Charles Bukowski’nin yazdığı ilk roman ‘Postane’, postanede çalıştığı günleri konu aldığı bir kitaptır. O günlerde çektiği zorlukları, acımasızlıkları teker teker yazan Bukowski, bunları sert bir dille yazmıştır. Kısa öykülerden oluşan bu kitapta fazlasıyla diyalog bulunuyor. Bukowski postane kitabı ile ilgili “Bu hayatta hepimiz mutlaka sevmediğimiz işleri yapmak zorunda kalmışızdır, ben de bu hissiyatı bu kitabımda okura yansıtmayı amaçladım.” şeklinde açıklama yapmıştır. Kitabında Henry Chinaski adını verdiği kahraman aslında kendisidir. Farklı bir karakter üzerinden hayatını anlatan Bukowski, aslında kendi hayatını anlatmaktadır.

8. Emrah Serbes – Erken Kaybedenler

Behzat Ç’nin senaristi olarak bilinen Emrah Serbes, bu kitabında 8 farklı hikaye anlatıyor. Bu hikayelerin isimleri sırasıyla; Anneannemin Son Ölümü, Zannettiğin Gibi Değil, Korhan Abi’nin Kardeşi, Denizin Çağrısı, Cahide, Üst Kattaki Terörist, Alçakgönüllü Arzular ve Kimi Sevsem Çıkmazı. Bu hikayelerinde erkek çocukları konu alan Serbes, bu çocukların muhafazakar ailelerini, sert mahalle abilerini, saf ergenliklerini anlatıyor.

7. Metin Kaçan – Ağır Roman

Ağır Roman filminden de hatırlayacağımız üzere İstanbul’un varoş mahallelerini konu alan bu kitap, yeraltı edebiyatında Türk yazarlara ışık tutmuştur. O mahallede yaşayan insanların düşüncelerini, eğilimlerini, tavırlarını, hayattaki amaçlarını kısacası sosyo-kültürel açıdan her şeyiyle anlatan Metin Kaçan, kitabın filme uyarlamasıyla da okuyucularda büyük etki bırakmıştır. Metin Kaçan bu kitabında belki de varoş mahallelerde boşa harcanan hayatları, devlete veya topluma sorumluluklarını hatırlatmak için yazmıştı. Varoş kültürünü her şeyiyle anlayacağınız bu kitabı okuduktan sonra, filmini de izleyerek sizde büyük bir etki bırakmasını sağlayabilirsiniz.

6. Tezer Özlü – Yaşamın Ucuna Yolculuk

1984 yılında yayınlanan bu kitap ağır bir vasiyetname niteliği taşıyor. Tezer Özlü bu kitabında, melankoli, yalnızlık ve ölüm ile ilgili düşüncelerini okuyucuya sade bir dil ile anlatıyor. Genel olarak Tezer Özlü, bu kitabında bizlere ‘yaşayarak intihar etmeyi’ anlatıyor

5. Charles Bukowski – Ekmek Arası

Charles Bukowski’nin hayatında hatırladığı ilk zamanlarını anlattığı bu kitapta çocukluğunu ve gençliğini okuyuculara aktarıyor. Bu kitabında ilk ne zaman ‘hiç bir şey olmama’ gereksinimi duyduğunu anlatıyor. Akıcı ve sade bir dil kullanan Bukowski’nin bu kitabı en çok sevilenler arasında birinci sırada yer alıyor. Diğer kitaplarında yaşadığı olayları daha karmaşık anlatan Bukowski, bu kitabında her şeyi sırasıyla anlatmış. Yeraltı edebiyatı okumaya başlayacak olan insanlar için en uygun kitap olabilir.

4. Hakan Günday – AZ

Derdâ ve Derda adında iki çocuğu konu olan bu kitaba Hakan Günday sığdırabildiği kadar şiddet sığdırmış. Kitap, 11 yaşında bir tarikat şeyhinin oğluyla evlendirilen korucu kızı Derdâ ile hapisteki bir gaspçının aynı yaştaki oğlu “mezarlık çocuğu” Derda’nın bir mezarlıkta kesişen hayatlarını anlatıyor. Dünya üzerinde A’dan Z’ye ne kadar şiddet çeşidi varsa, bu kitaba sığdırmaya çalışan Günday, yazdığı dili de sert kullanmış. Şu zamana kadar yazdığım en iyi roman olarak nitelendirdiği AZ romanı çok satanlar listesine girmeyi başarmıştır. Ayrıca Hakan Günday, bu kitabında Oğuz Atay’a olan hayranlığını açıkça belli etmiştir.

3. Oğuz Atay – Tutunamayanlar

Çoğu yazar ve okuyucuya göre Türk Edebiyatı’nın en önemli eserlerinden biri olan Tutunamayanlar, son dönemlerde çok fazla popülerleşmiştir. Oğuz Atay’ın tersine öldükten sonra anlaşılmaya başlayan bu kitabın değeri Oğuz Atay’ın şu sözlerini akıllara getiriyor “Beni hemen anlamalısın, çünkü ben kitap değilim, çünkü ben öldükten sonra kimse beni okuyamaz, yaşarken anlaşılmaya mecburum.” Atay, bu kitaptaki dilini, ağır ve anlaşılması zor bir şekilde kullanmış. Sosyal medya üzerinden sıkça sözleri paylaşılan Oğuz Atay’ın popülaritesi birden bire artmıştır. Kitabın sadece adı ile okuyucuları etkileyen Atay, tutunamayanlardan kastı, kendi yaratılışı ya da hayattan beklentisi itibariyle onu hayatta bulamayan, çevresinde göremeyen, dolayısıyla bir tür hayal kırıklığı içerisinde olan ve ne yapacağını bilmez bir konumda kalan kişilerdir. Kalın bir kitap olan Tutunamayanlar, yeraltı edebiyatına başlangıç için okunacak ilk kitap değildir.

2. Jean Paul Sartre – Bulantı

Sartre’nin ilk kitabı olarak yayınlanan bu kitap, varoluş felsefesini en iyi anlatan kitaplardan birisidir. Günlük biçiminde yazdığı bu kitapta, kahramanı Roquentin’in bir taş parçasıyla başlayıp, tüm dünyayı etkisi altına alacak kadar büyüyecek bir tiksintiyi anlatıyor. Dış dünyaya hissettiği tiksinti günden güne artan Roquentin, artık kendinden de tiksinmeye başlıyor. Sarte’nin kendine özgü felsefesini aktardığı bu kitap zamanla varoluşçuluğun en önemli kitaplarından birisi oldu.

1. Hakan Günday – Kinyas ve Kayra

Hakan Günday’ın 20 yaşlarında yazdığı ilk kitap olan “Kinyas ve Kayra” hâlâ okuyucuları etkilemeyi başarıyor. Hakan Günday bu kitabı ile yeraltı edebiyatında fazlasıyla ses getirdi. Romanını 3 bölüme ayıran Günday, içinde hem kurgu hem de aforizma bulunduruyor. Kitabın konusuna gelecek olursak çocukluklarından beri beraber olan iki arkadaşın Afrika’dan Amerika’ya ve son olarak da Türkiye’ye uzanan yolculukları anlatılıyor. Bir yeraltı edebiyatı kitabında bulunması gereken her şey bu kitapta bulunuyor.

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı